Araştırmalar Güncel

Dikey Tarım Dünyanın Besin İhtiyacını Karşılayabilir Mi?

Dikey Tarım Dünyanın Besin İhtiyacını Karşılayabilir Mi?

Birleşmiş Milletler tarafından açıklanan son verilere göre dünyada 7,6 milyar insan yaşıyor. Ancak nüfusun 815 milyonu açlıkla mücadele ediyor. Beslenme ihtiyacını karşılamada eski yöntemler yetersiz kalabiliyor. Geleneksel tarıma göre daha az alanda daha fazla mahsul üretebilen dikey tarlalar beslenme problemine bir çözüm sunabilir.

Toprak kıtlığı ve verimsizleşen arazilerle geleneksel tarım yöntemleri günümüzde dünya nüfusunun beslenme ihtiyacına cevap olamıyor. Bu nedenle son dönemlerde kentsel tarım gibi gıda üretiminde yeni yollar araştırılıyor. Keşfedilen bu uygulamalar kimyasal içermeyen, taze ve sağlıklı yiyecek elde ederek besin ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. Dikey tarım ise bir tür kentsel tarım modeli olarak kabul ediliyor. Ancak dikey çiftlikler kapalı alanlarda ve kontrollü ortamlar yaratılarak kuruluyor. Ekilen bitkiler yukarı doğru uzayan raflarda yetiştirilirken çevresel koşullar dikkatle izleniyor.

Avantajları

Dikey tarımın faydalarına gelindiğinde ise pek çok avantajlı durum sayılabiliyor. Mahsullerin kötü hava koşulları ve kuraklık gibi olumsuzluklardan etkilenmemesi geleneksel tarıma kıyasla en önemli durum olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda bitkiler için optimum büyüme koşulları belirlenip yetiştiriciler buna göre nem, besin ve su verilebiliyor. Kontrollü ortam nedeniyle, ürünler yılda bir defadan fazla hasat edilebilirken geleneksel tarıma göre daha yüksek verim elde edilebiliyor.

Bunlara ek olarak dikey çiftlikler geleneksel çiftliklerle kıyaslandığında daha az su ve alan kullanımı ile sürdürülebilir yaklaşımlarda bir adım öne geçiyor. Üstelik traktör, biçerdöver gibi ağır taşıtlar kullanılmadığı için bu fosil yakıt kullanımını da ortadan kaldırıyor.

Teknoloji özellikle verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda dikey tarım için önemli bir katalizör görevi görüyor. Uyarlanmış lambalar bitkilerin daha fazla ışığa ihtiyaç duymadan büyümelerine yardımcı oluyor. Dikey çiftlikler ayrıca böceklere karşı daha fazla koruma sağlarken böylece zararlı kimyasal ürünlere olan ihtiyacı da azaltıyor.

Dezavantajları

Yerel açlık konusunda yenilikçi bir çözüm olabilecek dikey tarım uygulamalarının dünya geneline yayılmasında bazı engeller bulunuyor. Dikey bir çiftlik kurmanın maliyeti engelleyici olabilir çünkü en iyimser tahminler bile başlangıç maliyetinin yaklaşık 110 bin dolar civarında olacağını söylüyor. Dikey çiftlikler büyük ölçüde pahalıya mal olan teknolojilere bağımlıdır. Işıkların açık kalması ve çevre kontrollerinin çalışması çok iyi tasarlanmış enerji ve bütçe planlaması gerektiriyor. Aksi takdirde yoğun elektrik tüketimi ile çözüm getirmesi beklenen alanda dikey tarım yeni bir tüketim alanına dönüşebilir.

Dikey tarımın bir diğer dezavantajı ise ürün çeşitliliğinin kısıtlı olmasıdır. Geleneksel olarak yetiştirilen her ürün dikey bir çiftlikte başarılı bir şekilde yetiştirilemez. Yapraklı yeşillikler ve otlar kapalı ortamda da büyüye büyürken, buğday ve patates gibi ürünler ve bazı meyve sebzeler iç mekanda büyümek için uygun değildir.

Diğer bir yandan yüksek maliyet üretici de kar beklentisi yaratır. Bu nedenle dikey çiftlik sahibi ürünlerini satacak pazar bulamadığı takdirde yatırımı riskli kabul ediliyor. Eğer çiftlik bölgesinde bir pazar yoksa talep fazlası yiyecekler yetiştirmek zaman kaybına neden olabilir.