Araştırmalar

Yeni Enerji Ekonomisi İçin Şirketler İşbirliği Yapıyor mu?

Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı - Schneider Electric

Küresel iş dünyası liderleri, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısında enerji ve çevre sorunlarını tartışmak için bir araya geldiği şu günlerde, Schneider Electric şirketlerin yerinde yönetilen, karbondan arındırılmış ve dijitalleşmiş bir gelecek için hazırlanma çalışmalarında niyet ve eylemler arasında boşluklar olduğunu ortaya koyan bir araştırma yayınladı.

Çalışma, belki de doğru olmayan bir güven duygusu ile şirketlerin enerji yönetimine ve iklim değişikliğine karşı geleneksel yaklaşımları kullanmaya devam etmelerine dayanıyor.

Bu, yetersiz veri toplama ve paylaşma ile birlikte satın alma, operasyon ve sürdürülebilirlik departmanları arasındaki sınırlı koordinasyonun varlığı ile daha da karmaşıklaşıyor.

Ankete katılan ve cirosu 100 milyon doların üstü olan yaklaşık 240 büyük şirketin %85’i gelecek üç yılda karbon azaltma planlarını endüstri liderleriyle rekabetçi olacak şekilde başlattıklarını belirtiyorlar.Ancak başlayan ya da geliştirilen projelerin çok önemli bölümü enerji, su ve atıkların korunması ile ilgili çalışmaları kapsıyor. Yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmalar dışında, enerji ve emisyonları yönetmek için gelişmiş strateji ve teknoloji kullanan şirketlerin sayısı ise oldukça az.

Araştırma, katılımcı şirketlerin yalnızca %30’unun enerji depolama, mikrogrid veya kombine ısı ve enerji depolama kullanmayı planladığını veya aktif olarak kullandığını ortaya koyuyor.

Buna ek olarak, şirketlerin yalnızca %23’ünün talep tepki stratejileri var ya da yakın gelecekte bunları uygulamayı planlıyorlar.

Schneider Electric Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Jean-Pascal Tricoire

Schneider Electric’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jean-Pascal Tricoire, “Enerji tüketimi ve üretimi konusunda büyük bir karmaşanın ortasında bulunuyoruz. Korumaya genel anlamda odaklanma oldukça olumlu. Bununla birlikte, duyarlı tüketicilerin varlığı hayatta kalmak ve gelişmek için ihtiyaç duyulan şeylerin yalnızca bir parçasıdır. Şirketler,şebekeler ile sistemler ile ,yeni enerji sistemlerine yönelik çalışmalar ile içiçe olarak aktif enerji üretiminin ve yönetiminin bir parçası olmalıdır. Bugün hiçbirşey yapmayanlar mutlaka geride kalacaklar.” diyor.

Kurumların iç düzenlemeleri veya eksiklikleri gelişmenin önündeki en büyük engel. Araştırmada yer alan şirketlerin %60’ı enerji ve sürdürülebilirlik kararları ile ilgili ekipler ve bölümler arasında iyi bir koordinasyon olmadığını, özellikle de tüketim malları ve sanayi işletmelerinde bu oranın daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, aynı oranda şirket işbirliği eksikliğinin oldukça zorlayıcı bir konu olduğunu belirtiyor.

Entegre enerji ve karbon yönetiminin önündeki bir diğer önemli engel de veri yönetimi. Şirketlerin %45’inde kurumsal veriler merkezi değil, veriler yerel veya bölgesel olarak yönetiliyor.

Veriyi küresel düzeyde değil de bölgesel, bölgesel veya ulusal düzeyde yönettiğini belirtenlerin %65’i departmanlar arasında etkili işbirliğinin önündeki engeli veri yönetimi ve proje yönetimi için yetersiz veri paylaşımı olduğunu ifade ediyor.

Yenilebilir Enerji Projeleri Hız Kazanıyor

Engeller olsa da, araştırma birkaç alanda da ilerlemeler olduğunu da ortaya koymaktadır. Araştırmaya katılan şirketlerin %50’den fazlası önümüzdeki iki yıl içinde yenilenebilir enerji projeleri başlattığını veya başlatmayı planladığını belirtmiştir.Bu firmalar arasında %64 ile sağlık sektörü ve %58 ile tüketici ürünleri sektörü öne çıkıyor.

C yönetim seviyesi ve kurumsal fonksiyonlar, bu ve diğer sürdürülebilirlik odaklı programlara yüksek düzeyde katılım gösteriyorlar ,yani sürdürülebilirlik çalışmaları artık tepe yönetiminin ajandasında üst sıralarda yer alıyor. C yönetim düzeyinin %74’ü sürdürülebilir iş modellerini stratejik öncelik olarak gördüğünü ifade ediyor.

Yatırım Getirisi (ROI), enerji ve sürdürülebilirlik girişimleri için önemli ve net bir kriter olmasına rağmen, şirketler daha uzun süreli ve daha kapsamlı değerlendirme kriterlerine geçmeye başladılar. Örneğin, araştırma sonuçlarına göre katılımcı şirketlerin yarısından fazlası çevresel etki sonuçlarının yatırım değerlendirme sürecine dahil edildiğini belirtti. %39 ile kurumsal risk bir diğer faktör olarak öne çıkmaktadır.